Başak Aker’le Keman Dersi

537

1994 yılında Bursa’da bir hastanede doğmuşum söylendiği üzere. Anaokulumdaki müzik derslerinde öğretmenimin dikkatini çekmişim ve annemlere “kulağımın iyi olduğu”nu söylemiş öğretmenim. Bunun üzerine dünya tatlısı öğretmenim İpek Anbar’la tanışıp kendisinden piyano dersleri almaya başladım. Piyanoyu pek sevmiştim ve tabii her müzik aşığının rüyası olan konservatuvarın yolunu tuttum. 4. sınıftayken Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın sınavlarına girdim ve kazandım! Sınavda piyano çalmıştım ancak jüri fiziğimi kemana uygun bulup keman eğitimi almamı istedi. Böylelikle kemanla olan teşviki mesaimiz başlamış oldu.

Piyanoya olan aşkım hiçbir zaman bitmedi. Üniversiteden mezun olana dek piyano dersleri almaya devam ettim. Orta okuldayken kafama koymuştum, hayalim Mimar Sinan’dı. Lise sona kadar Cihat Aşkın, Hagai Shaham, Andrej Bielow, Lukas David, Hakan Şensoy, Çiğdem İyicil, Aslı Çivicioğlu gibi değerli hocalarla çalışıp pek çok masterclassa katılarak hedefime büyük bir azimle ilerlemeye gayret ettim. Hazırlık sürecinde Mimar Sinan’da okumak için sadece keman çalmaktan başka hünerlerim de olması gerektiğini öğrendim ve Erdem Çöloğlu’ndan teori ve armoni dersleri aldım.
Bu dersler esnasında işin perde arkasının da ne kadar keyifli olduğunu fark ettim. Çaldığım eserlerin bestecilerinin hayatlarını, o eserleri hangi duygularla ve fikirlerle ortaya çıkardıklarını öğrenme merakım üzerine daha entelektüel bir bakış açısı yakalamaya başlamıştım. Bu yolculuk beni üniversitede “müzikoloji” sapağına soktu. Akademisyenlik hayali ile MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı’nın müzikoloji bölümünde okumaya karar verdim. Keman çalmaya, öğrenmeye kendimi bu bölümle destekleyerek devam edecektim. Üniversite boyunca özel dersler verdim, Tan Sağtürk Akademi gibi kurumlarda çalıştım, film müzikleri orkestralarında çaldım. Fakülte birincisi olarak okulumu bitirdim. Bölümüm sayesinde dünya tarihini müzik üzerinden öğrenme fırsatını yakalamış oldum ve öğrendim ki her şey müzikte duyulurmuş, müziğe yansırmış. Enstrüman çalmak da bu müziği çalmakmış meğer.

Okulum biter bitmez yine kendi okulumdaki müzikoloji bölümünün yüksek lisans programına kaydoldum, şu anda tezimi yazmaktayım. Bu esnada çeşitli dergilerde bestecilerle, filmlerle, yönetmenlerle ilgili yazılar yazmaya başladım. Dore Müzik Akademisi’nde teori, keman ve piyano dersleri verdim. Günün sonunda yolum Deniz Arcak Atölyehane ile kesişti. Notalar, besteciler, hikayeler, müzikler, kemanım ve ben şimdi bu güzel atölyedeyiz.

Yoruma kapalı.